DİREKSİYONDA  EŞEK  VARSA

Atilla Sezener

21-11-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Ben kendi adıma bir konuya inanmışımdır. Bizde “trafik kazası” olarak yazılan, çizilen ve anlatılanların yüzde 90’ı asla kaza değildir. Bu konuları araştırmış çok bilen biri ile tartışmak isterdim. Özellikle kamu kesiminden görevli olursa daha çok keyif alacağımı biliyorum.

Önce binlerce olaydan birini yazayım. Büyük bir Karadeniz ilinde şehir içinde 120 km. süratle lüks araba kullanan bir genç, kaldırıma çıktı ve kaldırımda yürüyen üniversite öğrencisi iki kızdan birine çarparak öldürdü. Burada iki noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Önce kaderle tesadüfleri karıştırmaktan başka marifeti olmayan ve İslam’ı tamamen yanlış algılayıp uygulayanlardan başlayalım. O anda oradan geçen yaşlı bir kadın, yara almadan kurtulan diğer kıza:

-Allah seni korudu, dedi. Bu kadına sorsanız, “Allah diğerini niye korumadı “ diye size akıl dışı bir cevap verecektir. Aslında konumuz o değil. Tekrar trafik olayına gelelim. Kaza olan(aslında cinayet)şehirde şehir için hız sınırı 60 km. Genç adam pahalı lüks arabası ile hava basmak için 120 km. yapıyor. Söyler misiniz bunun neresi kaza ?

NOTUMUZ: Kromozomlar ve genler hakkında bilgi sahibi değilseniz, kaderin ne olup olmadığını bilme ve anlama şansınız sıfırdır.

Aslında kaza, kişinin her türlü tedbiri ve önlemi almasına karşın, kendi iradesi dışında meydana gelen negatif olaylardır.

Örneğin kabak lastikle yola çıkanın başına gelenler ne diye kaza sayılacak?. Bazı günler şöyle bir haber karşınıza çıkar: “”Kamyon fren boşaltıp üç arabayı ezdi, v.s” Hemen sorgulayın, o kamyon kaç yaşında, nasıl olurda trafikte bulunur, en son fenni muayene kaç yıl önce yapılmış, trafik ve kasko sigortaları var mı?. Sonuç sizi asla şaşırtmayacaktır. Çağdışı, akıl dışı gerçekler kesinlikle karşınıza çıkacaktır.

Bazen okursunuz, filan yolda giden şu plakalı araç, hızla duvara çarptı, taklalar attı veya karşı yola savrularak normal yolunda gelenleri ezdi gibi. O belirtilen yolda bir hız sınırı vardır, sürücü onu takmamıştır, alkol alarak araç kullanmıştır. Bunlara trafik kazası demek için trafik ve kazanın ne olduğunu anlamakta zorlanıyor olabilirsiniz.

En önemli ve asla konuşulmayan ve sorgulanmayan bir konu şudur. Adam ehliyeti bir şekilde almıştır. Ülkemizde hiç tartışılmayan ve asla gündeme gelmemiş bu konuyu açmak istiyorum. Biz de pek çok şey hababam metodu ile yürütüldüğünden şimdi açıklayacağım mesele de aynı yolla yürütülüyor. Ehliyet alan kişinin fizyolojik veya psikolojik durumu kimsenin umurunda değil. Sadece bir misal vermek istiyorum. Ani hallerde sürücü soğukkanlılığını kaybedip firen yerine gaza basıyor. Bunun vebali yazdığım konuyu henüz algılama yetisinden yoksun tüm ilgilileredir.

Tekrar başlığa dönelim: DİREKSİYONDA EŞEK VARSA, KAPUTUN ALTINDA KAÇ BEYGİR OLDUĞUNUN ÖNEMİ YOKTUR.

Neyse sözü tatlı bitirelim:

Fransız polisi, Paris sokaklarında durdurduğu İngiliz turiste sordu:

-Alkol aldınız mı?

-Bütün gece içtim. Kızımın düğünü vardı.

Polis sinirlendi, elindeki tüpü uzatıp:

-Üfle, dedi.

Gösterge sona dayandı. Polis aleti İngiliz’in gözüne sokup gürledi:

-Fransız yasalarına göre sizi tutuklamak zorundayım.

İngiliz güldü bu defa.

-Madem durmadan soru soruyorsunuz, bir de ben sorabilir miyim? . Farkında mısınız. Bu bir İngiliz arabasıdır. Kullanan da sağda oturan karımdır.

Böyle duruma biz de “tuş” denir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DİREKSİYONDA  EŞEK  VARSA
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları