2 Aralık 2020 Çarşamba

DOĞANIN  MUCİZELERİ

Atilla Sezener

09-10-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Benim gibi belgesellere meraklı biriyseniz bir nokta dikkatinizi çekmiş olmalı. Özellikle doğa belgeselleri filmi çekenler, olan bitene asla müdahale etmezler. Doğa, Yaratıcının kurduğu düzen içinde kendi dengesini sağlar, ona en büyük zararı insanın müdahaleleri verir. Şimdi bazı ilginç tespitlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

*

Çayır köpekleri de denen bir nevi yer sincapları, ilginç sesler çıkararak tehlikeleri birbirine haber verirler. Her sesin ayrı mesajı vardır. Bir olayda çıngıraklı yılan gelerek gizlice yavrularına yaklaştı. Tiz sesleri ile yavrularını uyararak onları sayısız deliklerden içeri yolladılar. Sonra büyükler yılanın etrafını çevirip, onun kör bir deliğe girmesini sağladılar. Ardından acele olarak o deliğin ağzını toprak ve taşlarla kapatarak yılanın ölmesine neden oldular.

*

Kuzey ülkelerinde yaşayan Karibular (Ren geyikleri) baharda otlanmak üzere yeşilliklere doğru yıllık göçlerine başlarlar. Onlara trilyonlarla sivrisinek saldırır. Birçoğunun önemli miktarda kanlarını emerler. Zavallı hayvanlar bunlardan kurtulmak için buldukları kar birikintilerinde yuvarlanırlar. Kuzey ülkeleri “Neden bu sivrisinekleri havadan ilaçla öldürmezler” diye düşündüm. Sonradan öğrendim ki, o bölgelerde otları ve çiçeklerini döllemek için bu sineklerden başka canlılar ve böcekler yok.

*

Dünyadaki yılanların boyları 15 cm ile 9 metre arasındadır. En uzun ve büyük yılan anakondadır. Timsahları bile boğarak yutabiliyor. Bu dev hayvanın en büyük ve amansız düşmanı nedir biliyor musunuz?. Bir çeşit kızıl karıncalar. Binlercesi birden saldırarak anakondayı perişan ediyorlar. Yeri gelmişken ilave edeyim. Bu dünyada insan başına bir milyon karınca düşüyor.

*

Afrika savanalarında bir tilki tarla faresini kovaladı. Fare koşarak deliğine girdi. Belgesel çekicileri daha önceden fare yuvasına verici yerleştirmişler. Orada 10 kadar minik yavrunun annelerinin memesine saldırmaları devam ederken, inatçı tilki bırakıp gitmedi. Bu çok uzun süre devam etti. Belli ki bir süre sonra tümü açlıktan ölecekler. Tam bu sırada akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. Anne fare, en zayıf yavrusunu yedi. Doğa uzmanları bunun doğal olduğunu yaşamak için yapılması gerektiğini ifade ettiler. İtiraf edeyim, çok fena oldum.

*

Küçük gri balıkçıl ördeklere ekmek parçaları atan çocukların etrafında bir süre uçtu ve sonradan aniden suya atılan bir parça ekmeği kaptı. Normal olarak bunu yiyeceğini düşünürüz ama öyle olmadı. Ağzındaki yemle uzaklaştı, durgun su bulunan yere uçtu. Yemi suya bıraktı ve yeme gelen ilk balığı yakaladı.

*

Genç okuyucu arkadaşlara bazı uyarılarda bulunmak isterim. Doğayı sevin, anlayın, koruyun ve belgeselleri izleyin. Çeşitli şekilde önünüze sizi sınayan test soruları gelebilir Örneğin: “Kutup ayıları bir yılda ne kadar penguen yer?” Cevap. “ Hiç yemezler. Çünkü kutup ayıları Kuzey Arktika’da, penguenler ise Güney’de Antartika’da yaşarlar”. Bir başka soru. “Aslanla kaplan karşılaşsa hangisi üstünlük sağlar?” Cevap. “Aslanlar Afrika’da, kaplanlar Asya’da yaşarlar” gibi.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DOĞANIN  MUCİZELERİ
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları