2 Aralık 2020 Çarşamba

SONUNDA HEP İYİLER KAZANIR

Atilla Sezener

05-10-2020
Bize yazmak için tıklayınız.

Ülkemizde yaşayan hemen herkesin kendine göre sebep ve sonuç bilgileri üreterek hayatlarından hoşnut olmadıklarını biliyorum. En hoşnut olanların bile sürekli tedirginlik içinde olmaları kimsenin meçhulü değil.

Ülkede çok büyük bir talihsizlik dini çok seven ve bu konuda her duyduğuna inanan büyük bir kesimin çeşitli guruplarca kullanıldığını asla fark etmemeleridir. Tarikatlar o denli hakimiyet sağlamışlardır ki, 15 Temmuz 2016 da devleti ele geçirmeye bile kalkıştılar.

Hiç kimse, tarikatların bizdeki etkinliğini asla küçümseyemez: örneğin Nakşibendiler, iki cumhurbaşkanı çıkardılar: Turgut Özal ve Abdullah Gül.

DİN KUTSALDIR; İNSANLAR DEĞİL. Onun için devlet dinle yönetilemez. Bana dünyada bir devlet gösterin ki dinle yönetildiği halde, orada demokrasi olsun, insan hakları bulunsun ve hukukun üstünlüğü geçerli olsun. Üstelik tüm dünyada etkinliği ve saygınlığı olsun. Arayın belki bulursunuz.

Türkiye’de Cahiliye Devrinden kalmış ritüelleri dinin gereği sanan yani muska yazdırmayı, kurşun döktürmeyi, mavi boncuk takmayı, yatırlardan dilekte bulunmayı, 40 ve 52’inci gün şu veya bu hayır yapılır gibi akılda, bilimde, hiçbir dinde olmayan uyduruk ibadet şekillerini benimseyen ve uygulayan milyonlarla nereye varacaksınız?.

Anton Çehov (1860-1904) “En tehlikeli insan tipi, az anlayan, çok inanandır” demişti. Ya hiç anlamayan ama çok inananları görse ne derdi ?.

Biliyorsunuz “AZ BİLEN ÇOK KONUŞUR” bunlardan bizde tonla bulunur. Bomboş adamlar aralıksız konuşuyorlar. Üstelik tahrik ederek, gererek ve yerli ve yabancı düşman kazanarak. En büyük koz yine “din”. Mao Zedong ( 1893-1975 ) da “Bir ülkede sık sık dinden ve Tanrıdan bahsediliyorsa , ya malınıza ya da canınıza kasıt vardır” diye iyice düşünülmesi gereken bir sözün sahibiydi.

Bir ülkede salt seçimler yapılıyor diye, orada demokrasi var diyemeyiz. Bunun cevabını ise Friedrich Nıetzsche (1844-1900 ) vermişti: “ Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen bir adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır. Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir.” Bu durum son derece istisnalar dışında özellikle Ortadoğu ülkelerinin kaderi gibidir.

Bizde ise, aklı ve kültürü Ortaçağın gerisinde olan binlerce insan vitrinde ve ülkenin geleceğinde yer almışlardır. Sorgulama kültüründen milyonlarca kilometre uzakta olan kesim de bunları alkışlayarak geleceğimizi karartmaktadırlar. İnançları, kültürleri ve uygulamaları çağ dışı olanların varlığına tahammülün son derece güç olduğu ortada. Bundan daha beteri ise, akıl almaz sorumsuzluk ve ahlak dışılık şampiyonları olan yalakaların ortalıkta at koşturmaları çekilmezliğin son noktasıdır

Dünyanın en zor işi bunların tümüne tahammül etmektir. Ama bunu göstermek zorundasınız. Küsmek yok, moral bozmak yok, hakaret yok, şiddet hiç yok. Asla akıl, evrensel yasalar ve bilim dışına çıkmak yok.

Görmezlikten gelinemeyecek bir başka talihsizlik ise, bol miktarda deliye sahip olmamızdır. Kim mi bunlar sayalım: Atatürk ve ilkelerine karşı çıkan herkes, kendi düşüncesi dışında hiçbir görüşe tahammül edemeyenler, terörün her çeşidine pirim veren ve uygulayanlardır. Görevini yapmaktan başka işi olmayan asker ve polise, saldıran ve zarar veren herkes de deli kafilesinin yolcularıdır. Bu delilerin tümü aynı zamanda haindirler. Deliliği ve delileri savunmak da deliliktir.

Türkiye’de son yıllarda her alanda korku hakim olmuştur. Korku olan yerde değil demokrasi, hiçbir şey yoktur.

Aklı başında olan hiç kimse enseyi karartmamalıdır. Türkiye’yi terk etmek, sorumluluktan kaçmak, meydanı bu ülkede yaşamayı hak etmeyenlere bırakmak demektir.

Korkmayın, yılmayın, kaçmayın, yorulmayın, moralinizi kaybetmeyin. Göreceksiniz SONUNDA İYİLER KAZANACAKTIR. Her zaman olduğu gibi.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - SONUNDA HEP İYİLER KAZANIR
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları