gökçe pen çalışma renotek çalışma

HAYVAN  HAKLARINDA  ZORLAMA

Atilla Sezener

22-01-2021
Bize yazmak için tıklayınız.

Bütün gelişmiş ülkelerde hayvan hakları yasalar ve yasalardan çok daha etkin sivil toplum örgütleri eliyle korunmaktadır.”

Temel prensiplerden biri şudur: “Hayvanlar sahiplerinden vazgeçmezler Terk edilirlerse ölürler. Bu günaha ortak olmayın.

İkinci mesaj ise daha değişik. Bunu hayvanlar üzerinden veriyorlar.:”Deneyleri kendi üzerinizde yapın. Çünkü biz artık özgürüz. İmza: Hayvanlar”

Peki hayvanları deneylerden kimler ve nasıl kurtarıyor, şimdi de onu görelim:

En önde Animal Liberation Front (ALF) var. ABD bunları terör örgütü olarak kabul ediyor. “Eylemciler, yüzlerinde kar maskeleri, gece karanlığında laboratuarlara sızıyor, deney hayvanlarını kurtarıyor, etrafı kırıp döküyor ve geride imzalarını bırakıyorlar. Eylemler bununla kalmıyor; bilim adamlarını tehdit ediyor, gece vakti evlerinin yanında gürültü yapıyor, duvarlarına sloganlar yazıyor, camlarını kırıp araçlarını kundaklıyorlar. ALF, sadece deney laboratuarlarını değil, hayvanların kötü muamele gördüğü her yeri hedef alıyor. Bu ara en çok yakıp yıktıkları yerler ise, lüks tüketime hizmet eden kürk çiftlikleri”

Hayvan kürkü giyen kadınların dünyanın her yerinde nefretle karşılandığı biliniyor. Buna karşı bildiğinden şaşmayanlar var. Onlar fiyakanın ve zenginlik teşhirinin esirleridir. “Üşüyoruz” numarasını da yutan enayi de kalmadı. Kendini iyi hissetmek için, bir hayvanın ölü derisini üzerine giyenler, bir psikiyatriste görünmelidirler.

Hayvanları deneylerden ve diğer işkencelerden kurtaranlar, eğer sağlık sorunları yoksa onları doğaya bırakıyorlar.

Ayrıca devletin koyduğu süreler dışında kara ve deniz avcılığı yapanlara da hiç acımadan çullanmak gerekiyor. Para cezasından elindeki araç ve gerecin alınmasına kadar. Bu işlerde ısrarcı olanlara daha ağır cezaları da acımadan vermek gerekir.

Tüm bu işleri sadece yasaların sınırları ile kapalı ve yeterli tutmak akıl karı değildir. Bu terbiye ana okulundan itibaren halka ısrarla verilmelidir.

Hayvanları yeni ilaçların denemelerinde kullandıklarını iddia edenlere, tokat gibi bir cevap yine bu guruptan geldi. Ne diyorlar biliyor musunuz? “Penisilin insanlar üzerinde çok etkili bir ilaçtır. Oysa kobaylar üzerinde test edildiğinde, onları öldürüyor”. Var mı kimsenin diyeceği?

Şuna inanın, hayvanları anlamayan ve sevmeyen hem doğayı hem de insanları sevemez. Bizim yetersiz aklımız ermeyebilir ama yaratıcı hiçbir varlığı boşuna yaratmamıştır. Bakın size ilginç geleceğini düşündüğüm bu gölden bir kaç damla sunayım:

Sıradan bir insan yılan görünce, beyni küçük yaşlarda programlandığı için onu hemen öldürmek için araç, gereç aranır. Dünyada en küçüğü 15 cm, en büyüğü 9 metre olan yılanların, siz ona zarar vermediğiniz takdirde size zararları yoktur. Özellikle kırsal kesimde yer altında yaşayan ve üreyen tarla farelerini bulup tüketen bir başka canlı yoktur. Yılanları hep öldürürseniz buğdayınızın ve pirincinizin tarlada tükenmesinden sakın yakınmayın.

Yılanların en ilginç düşmanı kirpilerdir. Bir yılana yaklaşırlar ve ısırarak top haline gelirler. Kurtulmak isteyen yılan çırpındıkça vücudu kirpinin dikenlerinden kanlar içinde kalarak ölür ve kirpi de onu yer. Kirpinin en büyük düşmanı ise tilkilerdir. Eğer oralarda bir su birikintisi varsa tilki ayakları ve kafası ile kirpiyi yavaş yavaş o suya sürükler. Suya düşen kirpi yaşamak ve nefes almak için kafasını sudan çıkarır ve o anda tilkiye yem olur.

Hayvanları sevmek, anlamak ve korumak ileri bir kültürdür.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - HAYVAN  HAKLARINDA  ZORLAMA
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları